Ana Sayfa | Sık Kullanılanlara Ekle | Açılış Sayfan Yap | İletişim | Reklam | Rss

Anarşi darbeyi mazur gösteremez

Reha Hantof
29 .06.2009 / 12:19:39

Dün 12 Eylül’ün ve Kenan Evren’in yargılanma tartışmasından söz etmeye başlamıştık, devam ediyorum.

Yaşlı insanların tutuklanarak cezaevine kapatılmasına muhalefet edenleri anlayabiliriz.

90’ın üstünde birini cezaevine koymayabilirsiniz ama yargılanmasının önünde hiçbir engel yoktur ve hukuka saygısı olan biri her vatandaş gibi bunu kabul etmek zorundadır.

Baykal’ın “12 Eylül’ü yargılayalım” teklifi, Erdoğan’ın “sulu şaka”lı cevabı, CHP’nin işi resmileştirmesi ve iki partinin “Anayasa’nın geçici 15’inci maddesini kaldırma” konusunda görüşmesi...

Bunlar “sulu şaka” lâfı dışında normal gelişmeler. Ama 12 Eylül darbesini yapan 5 komutandan biri olan Kenan Evren’in “Gidin halka sorun, halk ‘yargılayın’ derse bu işi yargıya bırakmam, intihar ederim” sözleri hiç de normal değil. Tam aksine had safhada anormal!

Demokrasi her şeyin halka sorularak, referandumla kararlaştırıldığı bir sistem olmak zorunda değildir... Eğer Meclis’teki partiler uzlaşır ve o geçici maddeyi kaldıracak sayıyı bulurlarsa 12 Eylül pekalâ yargılanabilir.

Evren’in de bunu sükûnetle kabullenmesi, intihardan filan söz etmemesi, üstelik Cumhurbaşkanlığı yapmış biri olarak topluma kötü örnek olmaması gerekir. (Bunun 82 Anayasası’yla filan da ilgisi yoktur.)

Aslında gerçekten de Evren’in ve 12 Eylül’ün “12 Eylül öncesi ortalık çok karışmıştı, ölümler olmuştu” mazeretiyle yargılanmaması “darbe için gerekli anarşi ortamı yaratıldığı takdirde darbelerin meşruiyet kazanabileceği” anlamına gelir ki bu takdirde sözkonusu ortam her dönemde ihtiyaç halinde birileri tarafından kolayca sağlanabilir!

Hatta dikkat! Akılda tutulması gereken ihtimallerden biri de darbeden, muhtıradan medet uman iktidarların bile böyle ortamlara teşebbüs edebilmesidir.

Büyükanıt da yargılanmalı!

12 Eylül’de demokrasi kesintiye uğratıldı, ülkeye zaman kaybettirildi, “demokratik şekilde halkın oylarıyla seçilmiş insanların” bu hakkı ellerinden alındı, çok sayıda insan çeşitli şekilde mağdur oldu.

Madem ki ülkede darbe tartışmaları ayyuka çıkarıldı, Evren’in, Şahinkaya’nın ve Tümer’in yargılanması, geleceğe ve demokrasiye ışık tutacaktır. Erbakan’dan sonra Evren’in de yaşı neden olarak öne sürülmemelidir, insanlar 120 yaşına kadar da yaşayabiliyor.

Bakın Erbakan’a... Yazlık villada ev hapsini bile çektirmediler ama o siyaset yapacak ve İran’a gidecek kadar sağlıklı.

Yaşlılar elbette saygı görmeli ama dokunulmaz olmamalı. Hele de herkese dokunulduğu bir dönemde...

Ve tabii darbelerin yargılanması tartışılmaya başlamışken 22 Temmuz seçiminin öncesinde kimselere danışmadan, tartışmadan alelacele bir e-muhtıra yazıp yayınlayan ve bugün yapılan darbe-muhtıra polemiklerine bile zemin hazırlayan Org. Yaşar Büyükanıt’tan bu muhtıradan hesabının sorulması beklenebilir. Bu yapılmalıdır. Kimse dokunulmaz değilse o da değil!


*****


KÖKSAL TOPTAN ŞAŞIRTTI!

TBMM Başkanı Toptan, başbakan olmak istediğini söyleyen 11 yaşındaki Sümeyye’ye “Bu ülke hanım başbakandan çok çekti, onun gibi olma” demiş. Sayın Toptan kusura bakmasın ama bende “pes” diyeceğim bu lafa... Yani bunca yıldır erkek başbakanların, bakanların, genel başkanların yüzlercesinin hatalarına sustuk, katlandık, tekrar tekrar erkekler seçildi... 550 kişilik Meclis’e en çok yüzde 10 oranında kadının girişine “izin verildi” de kala kala Tansu Çiller’in “ilk ve tek kadın başbakan” oluşuna mı laf edilecek? Erkek siyasetçiler kendi yaptıkları fahiş hataları, ülkenin bugününü ve geleceğini tehlikeye sokacak yanlışları görmeyip bir tek bunu mu öne sürüyorlar? Hani Çiller’i de en çok eleştirenlerden biri bendim, tüm hatalarını defalarca yazdım, TV programları yaptım ama bu haksızlığa da susamam. Beni en çok şaşırtan şey bu sözü Köksal Toptan gibi gerçekleri görebilen bir siyasetçinin söylemiş olması.

Mesela bakın Bolu Valisi’nin Toptan’ın hemen arkasından söylediklerine hiç şaşırmadım. Abant Toplantısı’nda “devletin valisi olduğunu unutup” devlet kurumlarına verip veriştiren Vali Akpınar burada da Başbakan’ı yağlama fırsatını kaçırmamış ve “Sen Tayyibe bir başbakan olacaksın” demiş. Ne demekse? Zeka ürünü (!) besbelli...

Eh bu kadar zeki ve yağcı bir valiye bir bakanlıkta verirler artık!

VATAN GAZETESİ
29 HAZİRAN 2009

Bu yazı 224 kez okundu.
|
istanbul
E-DEVLET
TC Kimlik numarası
İETT otobüs hareket saatleri
Ne zaman emekli olabilirim
Şans oyunları sonuçları
Telefon rehberi
Sigortalı hizmet dökümü
Vergi kimlik numarası
Fatura sorgulama
Ceza puanı sorgulama
Pasaport işlemleri sorgulama
           Ana Sayfa | Sık Kullanılanlara Ekle | Açılış Sayfan Yap | İletişim | Reklam | Yasal Uyarı | istanbul | Moda | Müzik
Posta Gazetesi
Copyright © 2003, 2007 - Tüm Hakları Saklıdır.
Bu Sitenin Doğan Gazetecilik A.Ş. ile Hiçbir Bağlantısı Yoktur. posta posta gazetesi